Çünkü kilo vermek demek; daha az yemek ya da
çok hareket etmek değildir.
Elbette ki sağlıklı beslenme ve hareket çok
önemlidir. Ama uzun vade de bunları uygulamakta zorlanırız. Çünkü stres, uyku
kalitesi düşüklüğü, duygusal travmalar ve metabolik sistemdeki aksaklıklar
bizimle yaşamaya devam eder.
Kendinize şunu sorun: "Gerçekten aç
olduğum için mi yemek yiyorum yoksa duygusal açlık mı yaşıyorum?"
Stres, iştahımızı azaltabilir ya da
arttırabilir. Çoğunlukla yemenin verdiği mutluluk bizim için vazgeçilmez olur
ve yedikçe daha çok yeriz. Özellikle gece uyuyamadığımızda bu yeme hissi daha
da artar.
Bütün bunların yanında İnsülin direnci, Tiroit
fonksiyonu, bazı ilaçlar ve Menopoz da daha çok yeme isteğimizi arttırabilir.
Bu durundan kurtulmak için tıbbi muayene ve
diyet işimizi kolaylaştıracak ilk faktörlerdir. Bir uzmandan destek alalım ve
en büyük desteğin de kendimiz olduğunu unutmayalım.
Her hastalıkta olduğu gibi sağlıklı beslenmek
ve kilo kontrolü "Parkinson" hastaları içinde çok önemlidir...