Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de nüfus hızla yaşlanıyor. 2030 yıllarında daha da yaşlanmış bir nüfusla karşı karşıya kalacağız. Uzmanlar yaşlılık arttıkça “Parkinson Hastalığı”nın da daha çok görüleceğini öngörüyor.
Teşhis konulduktan sonra hastaların ve yakınlarının eğitime ihtiyacı oluyor. Zaman içinde hastalarda konuşma bozukluğu oluştuğu için özellikle yalnız hastalar, anlamakta ve anlatmakta zorluk yaşıyorlar. Evde bakım hizmetleri var ama yetersiz kalabiliyor. Hastanelere ulaşım konusunda aksaklıklar yaşanabiliyor.
“Parkinson” hastalarının “donma” problemi var, hareket edemiyorlar. Yanlarında hastaya yardımcı olabilecek birilerinin olması ve yardım etmesi gerekiyor.
“Parkinson” dalgalı bir hastalık ve genç hastalarda çalışma hayatları bakımından sorun yaratabiliyor. İşverenler bir iyi bir kötü olan çalışan istemiyorlar. Maddi sıkıntılar da eklenince psikolojileri bozuluyor. Psikolojik bozukluk hastalığın ilerlemesini kolaylaştırıyor.
Ulaşım konusunda otobüs şoförlerinin eğitilmesi çok önemli! Şoförler acele hareket ettikleri için hasta binerken ya da inerken düşme tehlikesi yaşıyor. “Parkinson” hastaları yürüme zorluğu çektikleri için kaldırımlar sorun oluyor.
Unutmamalıyız
ki herkesin insanca yaşama hakkı var. Hepimiz gelecekte neyle karşılaşacağımızı
bilmiyoruz. Bir yakınımız ya da kendimiz için bu hastalık sandığımızdan yakın
olabilir. “Parkinson” hastalarını
toplumdan uzaklaştırmadan hayata sarılmalarını sağlamak çok önemlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder