“Parkinson” dopamin üreten beyin hücrelerinin yavaş yavaş kaybolmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır…
Dopamin kimyasal mesaj ileticisi olarak, özellikle hareketlerimizin kontrolünde ve koordinasyonunda görevlidir. Bu nedenle tedavide esas olan, dopamin eksikliğinin ilaçlarla yerine konmasıdır.
“Parkinson” yaşantımızdaki hayat kalitemizi düşüren, yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Hastalık belirtileri oldukça yavaş gelişir. Bulgular aylarca, bazen yıllarca hastalar tarafından fark edilmeyebilir. Başlangıçta sıklıkla tek taraflı ya da bir uzuvda ortaya çıkan belirtiler zaman içinde diğer tarafa da geçebilmektedir. Belirtiler arasında hareketlerde yavaşlama, istirahat halinde özellikle ellerde, çene, dudak ve ayaklarda titreme, kaslarda katılık ve tutukluluk hissi, yavaş ve küçük adımlarla yürüme, yürürken bir tarafa daha belirgin olarak kolların sallanması, ayakları sürüme, yüz ifadesinde donukluk, alçak sesle konuşma, el yazısında küçülme ve bozulma, halsizlik, yorgunluk, depresyon hali, ağrı ve kas spazmları, kabızlık gibi belirtiler yer almaktadır.
“Parkinson” hastalığını ortadan kaldırıcı bir tedavi henüz yoktur. Ancak hastaların günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen belirtilerin önemli ölçüde tedavisi mümkündür. Dolayısıyla hastaların yaşam kalitesi yükseltilebilmektedir. Uzun yıllar ilaç tedavisiyle aktif ve üretken şekilde yaşamlarına devam edebilirler.
“Parkinson” uzun süren bir hastalık olması nedeniyle düzenli hekim kontrolü altında olunmalıdır.
Hastalık ilerledikçe ilaçlar yetmemeye başladığında cerrahi tedavi, Duodopa tedavisi, Apogo gibi tedavi alternatifleri mevcuttur.
“Parkinson” hastalığı hareketlerde kısıtlanmaya neden olduğu için ilaç tedavisine ek olarak fizik tedavisi, kısa yürüyüşler, egzersizler, yoga ve tha chi sporlar da hekimlerimiz tarafından önerilmektedir.
“Parkinson” hastalığında ilk teşhis konulduğunda “Parkinson hastasısınız!” sözü, hastalarımızın ve yakınlarının endişelenmesine neden olmaktadır. Ancak hastalığı gerçekçi ele alıp “Parkinson” hastalığını tanıyarak, onunla nasıl yaşayacağımızı öğrenebiliriz. Bu süreçlerde yakınlarımızın desteği bizim en büyük güvencemizdir. Her “Parkinson” hastasının tedavisi birbirinden farklı, kişiye özeldir. Bu nedenle konusunda uzman hekimlerin kontrolü altında, düzenli tedavi almalı, hekime danışmadan gelişi güzel ilaç kullanılmamalıdır. Unutmamalıdır ki uygun tedavilerle “Parkinson” hastalığı ile baş edilebilir, daha kaliteli, daha mutlu yaşanabilir.
Fizyoterapi
ve psikoterapi yardımı almak, sizi mutlu eden hobilerle uğraşmak, egzersiz
gruplarına katılmak, derneğimiz gibi sıcak aile ortamlarında bulunmak,
moralinizi yüksek tutmak ileri yıllara daha güçlü hazırlayacaktır.

.jpg)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder